Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek‘in, evinin havuzuna ait makine odasında elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetmesine ilişkin hazırlanan bilirkişi raporunda Zeyrek’in kusurunun bulunmadığı belirtildi. Dokuz Eylül Üniversitesi’nden 5 akademisyenin hazırladığı 46 sayfalık raporda, olayın; çeşitli kişi, şirket, kurum ve kuruluşlarda görev yapan çok sayıda kişinin, farklı düzeylerdeki ihmal ve kusurlarının zincirleme şekilde birleşmesi sonucu meydana geldiği değerlendirildi.
Bilirkişi heyetinin raporuna göre, dosyada 4 kişi asli kusurlu, 9 kişi ise tali kusurlu bulundu. Raporda ayrıca 3 sanık ile birlikte Ferdi Zeyrek’in kusursuz olduğu kanaatine varıldığı ifade edildi.
Bilirkişi raporu ne diyor?
Olayın merkezinde, evde bulunan havuz sistemine bağlı makine odasında yaşanan elektrik akımı teması yer alıyor. Bilirkişi raporunda, kazanın yalnızca tek bir hataya bağlanmadığı; farklı aktörlerde ortaya çıkan ihmallerin ve kusur unsurlarının birlikte değerlendirildiği görülüyor.
Raporda yer alan değerlendirmeye göre, olayın oluşmasında birden fazla tarafın etkisi bulundu. Bu kapsamda:
- 4 kişi asli kusurlu,
- 9 kişi tali kusurlu kabul edildi,
- 3 sanık ile birlikte Ferdi Zeyrek kusursuz bulundu.
Dokuz Eylül Üniversitesi’nden 5 akademisyenin hazırladığı ve toplam 46 sayfadan oluşan raporda, bir zincirleme sorumluluk yaklaşımı benimsendiği dikkat çekiyor. Bu çerçevede rapor, olayın bir bütün olarak nasıl meydana geldiğine dair teknik ve hukuki değerlendirmeleri içeriyor.
Frequently Asked Questions
Bilirkişi raporu Ferdi Zeyrek için neden kusur bulunmadığını belirtiyor?
Raporda Ferdi Zeyrek’in olayda kusursuz olduğu ifade ediliyor. Değerlendirme, kazanın tek bir hatadan değil, havuz makine odasıyla ilgili süreçlerde farklı kişiler, şirketler ve kurumlar arasındaki ihmal ve kusurların zincirleme biçimde birleşmesinden kaynaklandığını vurguluyor. Bu yaklaşım, Zeyrek’in sorumluluğunu kapsam dışı bırakacak şekilde kurgulanmış görünüyor.
“Zincirleme sorumluluk” yaklaşımı raporda ne anlama geliyor?
Bilirkişi heyeti, kazayı yalnızca tek bir kişiye veya tek bir teknik hataya bağlamak yerine, birden fazla aktörün farklı düzeylerdeki ihmalinin birleşik sonucu olarak değerlendiriyor. Bu nedenle rapor; teknik bulguların yanı sıra süreçte rol alan tarafların eylemlerini veya eksikliklerini birlikte ele alarak olayın bütüncül meydana gelişini açıklamaya çalışıyor.
Raporda kime nasıl kusur veriliyor: Asli kusur ile tali kusur arasındaki fark nedir?
Raporda 4 kişi asli kusurlu, 9 kişi ise tali kusurlu olarak değerlendiriliyor. Asli kusur genellikle olayın meydana gelmesinde daha belirleyici rol oynayan sorumluluk düzeyini ifade ederken, tali kusur daha sınırlı, ikincil katkı anlamına geliyor. Bu ayrım raporun tarafların etkisini farklı ağırlıklarda değerlendirdiğini gösteriyor.
“3 sanık ile birlikte Zeyrek kusursuz” ifadesi hukuken neyi çağrıştırıyor?
Raporda, Zeyrek’in 3 sanık ile birlikte kusursuz olduğu kanaatine varıldığı belirtiliyor. Bu ifade, bilirkişinin olayla ilgili kusur değerlendirmesinde Zeyrek’in sorumluluk kapsamına alınmadığını ve sanıkların da kusur açısından aynı sonuca yakın değerlendirildiğini düşündürüyor. Ancak bu, yargı kararının aynı şekilde çıkacağı anlamına gelmez; dosyadaki değerlendirmeler bilirkişi görüşüne dayanır.
Kazanın tek bir sebebe bağlanmaması neyi değiştiriyor?
Raporda kazanın yalnızca tek bir hataya bağlanmadığı açıkça belirtiliyor. Bu durum, “tek bir tarafın tek başına hatası” yerine, farklı aşamalarda ortaya çıkan eksikliklerin birlikte sonucu tetiklediği tezini güçlendiriyor. Dolayısıyla sorumluluğun dağılımı, sadece belirli bir kişiyi hedefleyen bir yaklaşım olmaktan çıkarak daha geniş bir çerçevede ele alınıyor.
