Turkey’s top civil court (Yargıtay) has clarified how employers should interpret annual leave usage. The ruling matters because it directly affects disciplinary risk: it states that when an employee requests and consents to annual leave taken in periods shorter than 10 days, that fact alone does not constitute a standalone
Frequently Asked Questions
Yargıtay’a göre yıllık iznin 10 günden kısa bölünerek kullanılması tek başına disiplin sebebi midir?
Yargıtay kararının vurgusu, çalışanın talebiyle ve rızasıyla kullandırılan yıllık iznin 10 günden kısa dönemlerde gerçekleşmesinin tek başına “mücerret” bir disiplin gerekçesi sayılamayacağı yönündedir. Bu, işverenin başka somut bir ihlal veya kötüye kullanım ortaya koymadan yalnız süre kısalığını tek başına gerekçe yapamayacağı anlamına gelir.
Kararda işçinin yıllık izin talebi ve onayının önemi nedir?
Kararda kritik nokta, çalışanın yıllık izni istemesi ve verilen izne onay vermesidir. Yargıtay, bu durumda iznin hangi uzunlukta bölündüğüne bakılmaksızın, sırf 10 günün altında olmasını tek başına yaptırıma bağlamayı doğru bulmuyor. İşçinin rızasının bulunmadığı durumlar ise ayrıca değerlendirilebilir.
İşveren, 10 günden kısa yıllık izin kullandırırken nelere dikkat etmeli?
İşveren, çalışanın gerçekten izin talep ettiğini ve buna rıza gösterdiğini somut şekilde teyit etmelidir. Uygulamada yazılı talep, onay, planlama kaydı ve dönem bazlı izin listeleri önem taşır. Ayrıca izinlerin şirketin çalışma düzeniyle uyumlu şekilde planlandığını gösterecek belgeler hazırlanmalıdır.
Bu karar işverenin disiplin riskini nasıl etkiler?
Karar, işveren açısından disiplin riskini azaltan bir çerçeve sunar: 10 günden kısa alınan yıllık izin, tek başına disiplin cezası için yeterli olmayabilir. İşverenin, olayda ayrıca geçerli bir ihlal, talebin gerçek dışı olması ya da rızanın bulunmaması gibi ek unsurları ortaya koyması gerekebilir.
Süre kısalığı tek başına yetmiyorsa, işveren hangi ek hususları araştırmalı?
İşverenin değerlendirmesi yalnız “kaç gün sürdü” sorusuna indirgenmemelidir. Çalışanın talep ve onayı var mı, izin kullanımında kötüye kullanım şüphesi doğuran bir durum var mı, yönetim/planlama sürecinde irade dışı bir gelişme oldu mu gibi somut olgular araştırılmalıdır. Bu tür unsurlar yoksa yaptırım riski düşer.
Uygulamada hangi kayıtlar olası uyuşmazlıklarda işverenin elini güçlendirir?
Yargıtay’ın yaklaşımı, somut rıza ve talep durumunu önemser. Bu nedenle işveren; izin talep dilekçeleri, sistem kayıtları, onay mesajları, takvim/planlama dokümanları ve dönem bazlı yıllık izin bordro yansımalarını düzenli biçimde saklamalıdır. Böylece izinlerin çalışanın isteğiyle ve rızasıyla kullandırıldığını gösterebilir.

